Çok çok ilginç bilgiler, şaşıracaksınız!

6 min


136
ilginc-bilgiler
ilginc-bilgiler

İngiltere’de trafik niçin soldan akar?
Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok
geçerli bir sebep vardı.
Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu
kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun
solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarını emniyete alır,
sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.
Yolun solundan seyahat, ilk defa 1300 yıllarında, papanın Roma’ya gelecek
hacıların yolda karmaşaya sebep vermemeleri için, yolun solundan gitmelerini
söylemesiyle resmileşti ve yüzyıllar boyu devam etti.
18. yüzyılın sonlarında ABD’de birçok atın çektiği posta arabalarında, sürücü
koltuğu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da
yolun solundan gidildiğinde karşıdan geleni ve yolun kontrolünü zorlaştırıyordu.
Çok geçmeden ABD’de trafik sağdan işlemeye başladı. Fransız İhtilali sırasında,
ihtilalin liderlerinden Maximilien Robespierre, büyük bir olasılıkla Katolik
kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yolların sağından
gitmelerini istedi.
Bir süre sonra aslında kendisi de bir solak olan Napolyon, ordularındaki ikmal
arabalarının yolların sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de
bu uygulamayı hayata geçirdi.

İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediğinden İngilizler
yolun solundan gitme alışkanlıklarından vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan
gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Zaten İngilizler’de
Amerikalılardan farklı olarak sürücü arabanın üstünde ve sağında oturuyordu.
Modern araba teknolojisinin gelişmesi ile bu gelişimin dünyada öncüsü olan
ABD’de sürücü koltuğu ve direksiyon sağdan gidişe uygun olarak sola konuldu ve
dünyanın birçok bölgesinde bu şekilde yaygınlaştı.
İngiltere’de ve eski sömürgelerinde, trafik akışını sağ şeride almanın faturası o
kadar yüklüdür ki, artık isteseler de kolay kolay bunu yapamazlar.
Hangi ülkede olursanız olun, trafiğin yönü ister sağdan olsun ister soldan,
karşıdan karşıya geçmeden önce, siz yine de her iki yöne bakmayı ihmal etmeyin.

 

Erkek bebeklerin giysileri niçin mavidir?
Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük çocukların
odalarında dolaştıklarına, onların vücutlarına girmek için fırsat kolladıklarına
ilişkin ortak bir inanç vardı. Ayrıca bu şeytani güçlerin, mavi renk tarafından
kovulduğuna da inanılıyordu. Çünkü mavi göklerin rengi idi. Hatta bugün bile
hala Ortadoğu’da şeytanı kovmak için, bazı evlerin kapıları maviye
boyanmaktadır.

O zamanlarda, sülalenin devamı için, erkek bebeklerin önemi daha fazla olduğu
için, şeytan korkar da gider diye, erkek bebeklerin ve küçük erkek çocukların
giysilerinin mavi olması adet haline geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti.
Çok sonraları kız bebekler de “erkek bebekler kadar önem kazanınca”, onların
giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacı doğdu ve de çiçeklerin en güzeli olan
gülün rengi, yani pembe renk verildi.

 

Erkeklerin düğmeleri niçin sağdadır?
Hakikaten, niçin erkeklerin tüm giysilerinde düğmeler sağda, ilikler solda iken
kadın giysilerinde tam tersidir?
İşte, insanların daha çok sağ ellerini kullanmalarından dolayı yerleşen bir
alışkanlık daha. Sağ elini kullanan bir insan için, sağdaki bir düğmeyi, soldaki
bir iliğe geçirmek daha kolaydır. Bu nedenle de erkeklerin düğmeleri daima
sağdadır.
Peki kadınların düğmeleri niçin solda? Kadınların çoğunluğu da, daha çok sağ
ellerini kullanmıyor mu?
Giysilerde düğmelerin kullanılmaya başlanıldığı ilk zamanlarda, düğmeler hem
çabuk kırılabiliyordu, hem de herkesin alamayacağı kadar pahalı idi. Düğme
alabilecek zengin kadınlar da, uzun elbiselerini ancak hizmetçilerinin yardımı ile
giyebiliyorlardı.
Hizmetçiler ise hanımlarının karşısında, onların düğmelerini, sağ ellerini
kullanarak daha rahat ve daha hızlı ilikleyebiliyorlardı (tabii erkeklerin de daha
hızlı çözdüklerini söylemeye gerek yok). Bu neden(ler)le, terziler düğmeleri
hizmetçinin sağına, hanımının ise soluna gelecek şekilde diker oldular.
Günümüzde her kadın, kendi kendine giyinip soyunmasına rağmen nedendir
bilinmez, bu adet değişmedi.

İnsanlar niçin tokalaşıyorlar?
Tokalaşma aslında çağlar öncesi bir adet. Çok eski çağlarda

online-pharmacy-uk.com

, tüm erkekler bir
silah taşıyor ve çoğunluğu da bu silahı sağ eli ile kullanıyordu.
Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş
sağ elini uzatıyor, diğeri de aynı şeyi yapıyordu.

Ama her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mani olmak için,
birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlardı.
Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak, rakibin
giysisinin içinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış olabilir.
Ancak sonraları dostluğun bir ifadesi oldu.

 

Matemde bayraklar niçin yarıya indirilir?
Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir
savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı
vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak
zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı.
Günümüzde böyle bir durum söz konusu değilse de, bayrakları yarıya indirmek
bir saygı ifadesi olarak kaldı.
Milletlerin matem günlerinde, önemli devlet
adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarını yarıya indirmeleri,
mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenek haline geldi.
Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçen gemilerin, geçiş
süresince bayraklarım yarıya indirmeleri geleneği, saygının bir ifadesi olarak
günümüzde hala devam etmektedir.

Şemsiyelerin çoğunun rengi niçin siyahtır?
Şemsiyeler ilk olarak 3400 yıl önce Mezopotamya’da, bir rütbenin, bir ayrıcalığın
sembolü olarak kullanılmaya başlandı. Bu ilk şemsiyeler Mezopotamyalıları
yağmurdan değil, yakıcı güneşten korumak için kullanılıyordu.
Şemsiyeler yüzyıllar boyu hep güneşten korunmak için kullanıldı. Bugün bile
bazı Afrika kabilelerinde şefin arkasında yürüyen bir şemsiye taşıyıcısı
görülmektedir. Hatta İngilizce’de şemsiye anlamındaki ‘umbrella’ kelimesi,
Latince gölge anlamına gelen ‘umbra’ kelimesinden türemiştir.
Milattan önce 1200 yıllarına gelindiğinde şemsiye Mısırlılarda biraz dini bir
anlam kazandı. Gökyüzünün Tanrının vücudundan yapılmış, dünyayı koruyan
bir şemsiye olduğuna inanıyorlardı ve başlarının üzerinde taşıdıkları şemsiye
yüksek ahlak sembolü idi.

Romalılar şemsiye kültürünü Mısırlılardan aldılar ama onu hep kadınsı bir
sembol olarak gördüler ve erkekler tarafından hiç kullanılmadı. Yağlı kağıttan
yapılan şemsiyelerin yağmuru da geçirmediği görülünce, kadınlar tarafından
yağmurda da kullanılmaya başlandı. Artık antik tiyatrolarda, yağmurda
kadınlar şemsiyeler altında rahat rahat otururlarken, erkekler sırıl sıklam
ıslanıyorlardı.

Avrupa’da şemsiyelerin yaygın olarak kullanılmasına 1700’lü yıllarda
başlanmıştır. Bu yıllarda şemsiyelerin yünlü kumaşlarının üstü bir çeşit yağ ile
sıvanıyordu. Bu yağ kumaşa su geçirmez bir özellik kazandırıyor ve siyah bir
renk veriyordu. Siyah renkli bu şemsiyeler erkekler tarafından da benimsendi ve
güneş için olan beyaz şemsiyeler kadınların yağmur için olan siyahlar ise
erkeklerin vazgeçilmez aksesuarları oldu.

Bir çeşit yağ ile sıvanan siyah şemsiyeler gerçekten yağmuru hiç geçirmiyorlardı
ama ömürleri de pek uzun sürmüyordu. Zamanla daha kaliteli şemsiyeler
üretildi, ancak siyah renk su geçirmezliğin bir garantisiymiş gibi algılanmaya
devam edildi. Günümüzde yazın şemsiye kullanma adeti pek kalmadı ama
yağmurda erkekler siyah şemsiye taşımada hala ısrarlı. Kadınlar ise cıvıl cıvıl
renklerdeki şemsiyelerle dolaşıyorlar.

 

Günümüzde üniformalar niçin haki renkte?
Napolyon savaşlarına kadar, askeri üniformalar çok renkli ve gösterişli idi.
Ancak savaş teknolojisi geliştikçe bunun da bazı sakıncaları ortaya çıkmaya
başladı. Kılıç ve kalkanla yapılan savaşlarda gösterişli üniformalar düşmanda
moral bozukluğu yaratıyordu ama ateşli silahlar bulununca, bu parlak ve renkli
giysiler uzaktan iyi bir hedef olmaya başladı. Bugün askerler savaşa en uygun
sadelikte giyinerek giderler ve sadece gerekli teçhizatı taşırlar.
Üniformalardaki haki renk ise ilk kez İngilizler tarafından 1850’li yıllarda
Hindistan’da kullanılmaya başlanmıştır. Britanya ordusundan Hary Lumsden
İngiliz askerlerinin beyaz üniformaları nedeni ile kolay hedef olduklarını fark
edince, üniformaların üzerine toz ve çamur sürerek ve biraz da çay ile boyayarak
renklerini gölgeli kahverengine dönüştürmüş ve giysilerin rengini araziye
uydurmaya çalışmıştır.
Toprak rengine benzeyen bu üniformalara Hintçe toprak
rengi anlamına gelen ‘Khaki’ adı verilmiş ve Türkçe’ye de ‘haki’ olarak geçmiştir.
Khaki 20. yüzyılın başlarında günün standartlarına göre değiştirildi. Bu model
Amerikan özel timleri tarafından tehlikeli görevlerde kullanılmaya başlanıldı.
Birinci Dünya Savaşı’nda da kullanılan bu renkteki kumaşlar çok sert oldukları
için askerlerin hareket kabiliyetlerini azaltıyor ve ıslandıkça daralıyorlardı. 1932
yılında pamuktan üretilen ‘cramerton’ ordu elbisesi dayanıklı olması ve içinde
kolayca hareket edilebilmesi açısından İkinci Dünya Savaşı’nda ordunun
kullandığı en yaygın arazi elbisesi haline geldi.

Bir sonraki aşama ise askerlerin düşman tarafından görülmemesini sağlayacak
kadar araziye uygun ama aynı zamanda aynı tarafın askerlerinin birbirlerini
vurmamasını sağlayacak şekilde ayırt edilebilir kumaş renk ve desenini
yaratmaktı.
Aslında kamuflaja ilk olarak askerler tarafından değil, hayvanların kendilerini
fark etmelerini önlemek için avcılar tarafından başvurulmuştu. Kamuflaj
desenlerini yaratabilmek için İngiliz ve Fransız orduları ressamlarla işbirliği
yapmıştır. Hatta Picasso’nun ordu giysilerini görünce, ‘Bunlar benim desenlerim’
diye bağırdığı bile rivayet edilir.


Like it? Share with your friends!

136

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aykut Eren Kışlalı
Yazar
Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Image
Photo or GIF